Bitişi ---> Link



Başa Dön
www.fullgamestr.blogcu.com TÜRKİYE CANIM FEDA

Kod-Dunyasi

Dil Seçeneği: FULL GAMES TR - Blogcu
Kod-Dunyasi Giriş Sayfam Yap
Sik kullanilanlara ekle

Çarşamba, Ocak 14, 2009

Hitman

IO Interactive�i tüm dünyaya tanıtan oyunu elbette Hitman�di. Kiralık katil simülasyonu tadındaki yapımda gerçekleştirdiğimiz katliamları sır perdesi ardına saklamayı ve sessizce ortamdan uzaklaşmayı amaçlıyorduk. Taktik aksiyon diye tabir edeceğimiz türün en önemli ve en acımasız örneği olan Hitman dördüncü bölümü ile tekrar karşımıza çıktı. Geliştirilmiş grafikleri, gizemli senaryosu ve bin bir öldürme şekline imkân tanıyan yapısı ile Blood Money piyasada yerini aldı.

Hafızamızı kaybetmiş halde, bir akıl hastanesinde uyanıyorduk ilk Hitman oyununda. Hafızamızın boş olması nedeniyle iyi veya kötü henüz ayırt edemediğimiz insanlar tarafından pek çok suikastta kullanılıyorduk. İkinci oyunda ise katil hayatını bırakıp bahçıvan olmaya karar veren kahramanımızı düşmanları rahat bırakmayınca Japonya�dan Hindistan�a kadar dünyanın çeşitli bölgelerinde cinayetler işlemeye devam ediyorduk. Üçüncü oyunda ise farklı bir yol giden yapımcılar daha hikâyenin başında kahramanımızı ölümle burun buruna getirmişlerdi. Kıpırdayacak hali olmayan Ajan 47 hayaller görüyor ve bizler de onun hatıralarına konuk oluyorduk. Bir nevi eski görevlerimizi yenilenmiş grafiklerle yeniden oynuyorduk.

Çıkan her yeni versiyonu ile grafiklerini, oynanışını ve hikayesini biraz daha detaylı hale getirmeyi başaran Hitman serisi dördüncü oyununda da görkemli bir giriş yapıyor. Maceramıza bir lunaparkta başlıyoruz. Alıştırma niteliğindeki ilk bölümde hem oyunu tanımayanlar için öğrenme imkânı oluyor hem de yeni eklenen özellikleri hemen fark etmemiz sağlanıyor. İlk dikkati çeken elbette yüksek düzeydeki grafik yapısı oluyor. Hitman�in dördüncü oyunu türünün en iyi grafiklerini bizlere sunuyor adeta. Kontrollerde hiçbir farklılığa gitmeyen yapımcılar zaten başarılı olan sisteme dokunmamışlar. Aslına bakarsanız ufak tefek yeniliklerin haricinde oyunda önemli bir yenilik yok.

Neler eklenmiş acaba

Hitman: Blood Money�i evvelki oyunlardan ayıran en önemli özellik her bölümü eskisinden çok daha fazla yöntemle bitirebiliyor oluşumuz. Bunun bir nedeni de yapabileceklerimizin epeyce fazla olmasından kaynaklanıyor. Karşımıza çıkan düşmanları ister kurşun yağmuruna tutuyoruz istersek de gayet sessiz biçimde kimse olduğunu anlamadan cinayetimizi işleyip olay yerinden çıkabiliyoruz. Düşmanlar eskisine nazaran daha akıllılar ve güvenlik önlemleri her bölümde baş belamız oluyor. Fakat Ajan 47�nin de her engele karşı bir alternatif çözümü bulunuyor.

Karakterimiz istediği zaman yere bozuk para atıp insanların ilgisini farklı bir yöne çekebiliyor. Evlleki oyunlarda olduğu gibi yine herkesin kıyafetlerini giyip dilediğimiz gibi görevlilerin arasında dolaşabiliyoruz, ancak bu sefer sadece kılık değiştirmemiz her zamana yeterli olmayabiliyor. Söz gelimi aynı kıyafete sahip görevlilerle yan yana gelir ve fazla dikkat çekici hareket yaparsak hemen yakayı ele verebiliyoruz. Yeni oyunumuzda boyumuz kadar yüksekte olan platformlara, çıkıntılara tırmanabiliyor, dar zeminlerde ilerleyebiliyoruz. Bu sayede bölümlerde tahmin edemeyeceğiniz çoklukta alternatif çözümler üretebiliyorsunuz.

Silah gelişimleri bir başka güzel

Hitman serisinin vazgeçilmezi olan gerçekçi silahlar yine yerli yerinde duruyor. Aslında sessiz cinayetler için gerekli olmasa da isterseniz bölüm aralarında dilediğiniz gibi gelişim yapabiliyorsunuz silahlarınıza. Böylece kazandığımız paraları harcamanın da bir yolunu bulmuş oluyoruz bir bakıma. Silah gelişimleri; daha sessiz, daha yüksek hasarlı ya da daha uzak mesafeli gibi olabiliyor. Dürbünlü tüfeğimizi çantada taşıdığımızı bilirsiniz. Bazı bölümlerde dedektörden geçebilmek için yapacağımız bir gelişim ile çantanın içindeki silah fark edilmeyebiliyor.

http://d.trymedia.com/dd/eidos/60m_d/HitmanBMoneySetup.exe
http://d.trymedia.com/dd/eidos/static/HitmanBloodMoney.7z
http://d.trymedia.com/dd/eidos/static/pc_eng.str

Crack : http://rapidshare.com/files/91911069/Hitman.4.rymedia.rar

VİDEO


Çarşamba, Ocak 14, 2009

Just Cause

GTA taklidi bir oyun oynayarak vaktinizi boşa harcamak istiyorsanız işte tam size göre bir oyun: Just Cause. Oyunumuz gerçekçilikten fazlasıyla uzak. Tür olarak eski deyimle "arcade" yeni deyimle "sandbox" olarak nitelendirebileceğimiz Just Cause klişe bir hikâye ile önüne geleni vur öldür, ölmek üzereyken ilk yardım çantasıyla kendine hayat ver gibi unsurlar üzerine kurulmuş bir "third person shooter". 

Just Cause'ın yapımcısı İsveç'li Avalanche firması ve yanılmıyorsam bu yaptıkları ilk oyun. Yapımcılar, Avalanche motoru adını verdikleri kendi motorlarını kullanıyorlar. Yukarıdaki paragraftan da anlayabileceğiniz üzere oyunumuz saf bir aksiyon oyunu. 

Klişe Konu 

Rico ve ekibi, San Esperito adındaki tropikal adalardan oluşan ülkenin diktatör yöneticisini alaşağı etmek üzere CIA tarafından görevlendirilmiş ajanlardır. Kahramanımız Rico Rodriguez her ne kadar Antonio Banderas'a benzetilerek kahramanlaştırılmaya çalışılmışsa da pek de başarılı olunamamış. Evet, gördüğünüz gibi oyunumuzun derin(?) hikâyesini tek bir cümleyle anlatmamız mümkün. Oyuna Rico'nun adanın üzerindeyken uçaktan atlamasıyla başlıyoruz. Bir süre sonra paraşütü açıp yere indiğimizde kendimizi doğrudan aksiyonun içerisinde buluyoruz. Hemen kendi üssünüze ulaşıp Sheldon ve Maria ile tanışıp görevlere başlamalısınız. 

Oyunumuz 1024 m2 'lik bir alanda geçiyor ve Rico görevlerini zaman zaman şehirlerde, zaman zaman küçük kasabalarda, çölde, denizde, havada yani her yerde yerine getiriyor. Oyun boyunca Rico'nun kullanabileceği 100'e yakın araç ve 25 farklı silah var. Görevleri yerine getirmekte tamamıyla özgür. Rico, görevlerini istediği sırada ve istediği şekilde bitirebilir. İstediği adamları öldürebilir. Ancak bu zorlu(?) görevinde yerli isyancılarla iş birliği yapmak zorunda. Görevler ise yine birbirinden klişe. Şu adamı kurtar, şu adamı koru, şu adamı öldür, şu paketi al, şu paketi bırak, şurayı ele geçir vs. vs. Oyun boyunca oyun alanı oldukça geniş olduğu için, Rico haritasında ve PDA'inde görevleri ile ilgili her türlü bilgiye erişebiliyor. Bu yan görevler haricinde Rico'nun bir görevi de adaya özgürlük getirmek. Bunun için haritadaki bazı yerleri Rico'nun kontrol altına alması gerekiyor. 

21 

Oyunu bitirebilmek için sadece 21 görevi tamamlamak yeterli. İyi ve sabırlı bir oyuncu için bu en fazla 5-6 saat anlamına geliyor. Ana görevler haricinde diğer görevlerin birçoğu ne yazık ki oyun içerisinde sırıtıyor. Hikâyeye çok fazla katkısı olmayan bu görevler sırf oyun süresini uzatmak ve oyuncuyu daha fazla oyunda tutabilmek için konulmuş görevler. Bunlara örnek olarak bir yerden bir yere belli bir sürede gitme amaçlı görevleri verebiliriz. Sonuç olarak oyunda birkaç farklı görev tipi var ve bunları ilk oynadığınızda gerçekten hoşunuza gidebilir. Ancak oyun ilerledikçe aynı tipteki görevleri tekrar tekrar oynamak sıkıcı hale geliyor.

 

Bu görevleri tamamladıkça adadaki örgütlerin Rico'ya güveni artıyor ve Rico daha fazla güvenli eve (safe house) dolayısıyla yeni araçlara ve silahlara sahip oluyor. Bu şekilde oyunu kaydedebilmek için yeni mekânlar elde ediliyor. Buradan da anlayabileceğiniz gibi oyunu istediğiniz yerde kaydedemiyorsunuz. Ancak yapımcılar bu tarz durumlarda oyuncunun güvenli evlerinden herhangi birisine seyahat etmesinin uzun zaman alarak oyunu sıkıcılaştıracağını düşünmüş olmalılar ki Rico, PDA'i ile savaş olmayan bir alanda araç ya da güvenli eve gitmek isteyebiliyor. 

Konsol mu alsak ne yapsak? 

Kontrollere bakacak olursak oyun ne yazık ki sadece konsollar için yapılmış izlenimi veriyor. PC'de klavye ile kontroller gerçekten çok zor. Çoğu zaman kayan kamera açıları ile Rico'yu kaybetmek mümkün. Hele hele dört tekerli araçların kullanımı klavye ile tam bir ızdırap. Oyunu konsolda oynamadım ancak öğrendiğim kadarıyla oyunun oynanabilirliği konsollarda oldukça yüksekmiş. Aynı şeyi ne yazık ki PC için söylemek mümkün değil. Her ne kadar genel olarak zevkli bir oynanabilirliğe sahipse de özellikle araç kullanırken insana saç baş yoldurtuyor. 

Grafiklere bakacak olursak, Just Cause türü itibariyle olması gerektiği grafik kalitesine sahip. Özellikle su ve patlama efektleri oldukça kaliteli. Renkler her ne kadar gerçekçi olmasa da adanın o tropik havasını gerçekten çok iyi yansıtıyor. Eğer benim gibi bir "Lost" fanatiğiyseniz, dizideki adanın renklerine ve atmosferine benzer bir atmosfer Just Cause'da sizi bekliyor. Ancak aynı şeyleri oyunun fizik motoru için söyleyebilmek mümkün değil. Sonuçta oyuna 100 kadar taşıt dâhil edilince bütün bunların fiziksel modellemesinin gerçeğine uygun olması tabii ki beklenemez. Ancak insan hiç olmazsa farklı araçların farklı yeteneklere sahip olmalarını bekliyor. Bunu ne yazık ki Just Cause'da pek de göremiyoruz. Benzer şekilde vurduğunuz adamlarda sağa sola tıpkı birer kuklalarmış gibi savruluyorlar. Bütün bunlara birde bazen oyunu kilitlenmeye kadar götüren grafik hatalarını eklediğinizde pek hoş olmayan bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. 

Müzikler ise oyunun belki de en kusursuz unsuru. Heyecanı ve sürükleyiciliği oyuncuya dört dörtlük yansıtan birbirinden güzel bu Latin müzikleri için mutlaka oyunun soundtrack'i edinilmeli diye düşünüyorum. 

Viva la revolución! 

Son yorumlara gelecek olacak Just Cause orijinallikten çok uzak bir oyun. Konu klişe. Oyunun kutusu Che Guevara'nın o ünlü resminden (ç)alıntı. Oyunun kendisi zaten Far Cry ve GTA karışımı. Yapay zekâ yok denecek kadar az, hatta diyorum: yok. Birbirini tekrarlayan görevlere birde oynanabilirlik sorunlarını eklediğinizde belki de ortaya çok kötü bir sonuç çıkmasını bekliyorsunuz ama sanıyorum yapımcıların elinde sihirli bir değnek var ya da acemi şansı belki de, çünkü oyun bütün bu sorunlara rağmen zevkli. Çok uzun süreli olmasa da eğer gerçekçilikten uzak, tamamıyla özgür olduğunuz bir adada adam öldürmek, paraşütle araçların arkasına asılmak, bir helikoptere çengel takıp sallanmak istiyorsanız sırf boş vaktinizi geçirmek için Just Cause'u

http://d.trymedia.com/dd/eidos/60m_d/JustCause.exe
http://d.trymedia.com/dd/eidos/static/JustCause.001
http://d.trymedia.com/dd/eidos/static/JustCause.002
http://d.trymedia.com/dd/eidos/static/JustCause.003

Crack : http://rsprotect.com/rc-YTZjhjNiRTM/Just.Cause.Digital.Download.FiNAL.CRACK-MACiOZO.rar

 

                <<<<<<<<<<

Çarşamba, Ocak 14, 2009

Assassin's Creed

 

Prince of Persia’yı bilmeyen yoktur sanırım. Eğer varsa çok şey kaybediyor. POP yapımcıları, şimdiye kadar her şeyiyle önümüze muhteşem bir seri sundular. Fırtına, Sands of Time’la başladı (Geçmişte de 2 boyutlu muhteşem yapımları vardı. “1 saat içinde prensesi kurtar”) ardından Warrior Within’le sürdü. Bence en güzeli WW’di. Daha sonra The Two Thrones çıktı. Beklediğimi veremedi, ama yine de POP her zaman oynanabilir bir oyundu. Kurgusu müthişti. 

Serinin ustaları sadece o yapımlarıyla kalmayıp aynı tarza sahip (aksiyon-TPS) bir oyun yapmak için kolları sıvamışlardı. Fakat geçtiği ortamlar ve içeriği bambaşka bir yapım olacaktı. Karizmatik karakterin konsept çizimleri yayımlandığında, herkesin dikkati Assassin’s Creed’in üzerindeydi. Karakterin tipi her şeyi açıklıyordu aslında, işinin ehlî bir suikastçıyı oynayacaktık. Herkes POP yapımcılarına güveniyordu. Yapılması da uzun sürdü. Çıkmasına az bir süre kala yayınlanan videolar oyunu dört gözle beklememize neden oluyordu. Birkaç ufak ertelenmenin ardından sonunda PC’ye çıktı. 

Geçmişin sis perdesi

Yapımcılar videolarda Assassin’s Creed’in ne üzerine kurulu olduğunu hiç belli etmemişler. Oyuna girdiğim anda beklenmedik bir girişle karşılaştım. Kafamda tasarladığım ana menü; esrarengiz bir görüntü ya da otantik bir ortamdı (1100’lü yılları andıracak). Fakat öyle olmadı; işin içinde bilimsel yan vardı. Kimyasal formüller temada dönüp duruyor, ilginç efektler boy gösteriyordu. Oyuna başlayana kadar bu durum bana pek hoş gelmedi. Halbuki yöneteceğimiz suikastçı Altair, torununun torununun DNA’sından alınan hafıza bilgileri doğrultusunda hareket edecekmiş. Desmond Miles, 25 yaşlarında bir barmendir. Abstergo adında bilimsel araştırma firması, Desmond’ı bir yere hapsediyor. Taze delikanlı kıymetli hafızalara sahip, ancak haberi yok. Bilim adamları Desmond’ın DNA’larından yararlanıp, Hasan Sabbah adına çalışan en üst suikastçı Altair’e ulaşıp birçok bilgi toplayacaktır (Adam 30 senesini vermiş bu işe, oyuncak değil). Bu kurgu o kadar hoş bir şekilde işlenmiş ki, sizi oyuna bağlıyor. 

Zamanın atmosferi

Kurgu bakımından çok özel ve ilgi çekici olan yapıma Tutorial’le başlıyoruz ve bize yapacaklarımız kısaca bir bilgisayar tarafından anlatılıyor. Daha sonra oyun ilerledikçe yeni yetenekler açılıyor. Kullanabileceğimiz dört adet silahımız var. Kılıç, hançer (Kullanılabilir ya da fırlatılabilir), yumruklarımız ve en özel olanı da kahramanımızın bileğine işlenmiş bıçak. Bu bıçak bilek içinde duruyor ve kolay kullanımı açısından suikastçımızın dördüncü parmağının kesilmesine sebep olmuş. Dikkat ederseniz zaten bıçağı çıkardığında (İleri-geri çıkabilen bir mekanizma) tam dördüncü parmağının üzerinden geçiyor. Kilitlendiğimiz hedeflere art arda combolar yapabileceğimiz gibi çeşitli yeteneklerimizi de kullanabiliyoruz. Bu yetenekler değişik bir kamera açısı sayesinde çok hoş gösteri haline geliyor. Ara videoların üzerinde durmadan da geçemeyeceğim. Çok hoş müziklerin etkisinde, mimiklerin ve Motion Capture’ın ustaca kullanıldığını göreceksiniz.
Assassin’s Creed Selçuklu dönemlerinde geçmekte, öyle ki oyunda Türk Bayrağı ve Türkçe konuşan askerler görebiliyorsunuz. Fakat Türk Bayrağı ne alakaysa Selçuklu Bayrağı yerine geçmiş, biraz alakasız olmuş. Şehirler çok ustaca hazırlanmış; binalar, yapılar, pazarlar, şehirde dolaşan insanlar muhteşem. Belki de şimdiye kadar yapılan en iyi şehir tasarımı ve şehir etkileşimi Assassin’s Creed’de var. İnsanlara çarpıyorsunuz, ani düşüşlerinizde korkuyorlar, düşmanla savaştığınızda çığlık atıp kaçıyorlar aklınıza gelebilecek birçok insan tepkisini yapımda görebilirsiniz. Şehirlerde dilenci ve deliler bile var. Tümü size tepkisini gösteriyor. Çevredeki tüm nesneler gerçekte olması gerektiği gibi. Özellikle Altair’in çevredeki nesnelere tepkisi çok iyi; binalara, yapılara tutunması, tırmanması, vücut hareketleri çok ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış. 

 
"Küçük hatalar dışında yapım grafiksel yönden; hem şehir tasarımları hem karakter tasarımları hem de kaplamalarla gerçekten çok kaliteli görünüyor." 

Teknik kısımlar

Oyun, Scimitar Engine ile hazırlanmış. Beklentim PC’lerde Distance sorunu yaşayabileceği yönündeydi, fakat optimizasyon fena değil. Uzakları çok rahat görebiliyorsunuz (İyi bir sisteminiz varsa). Küçük hatalar dışında yapım grafiksel yönden; hem şehir tasarımları hem karakter tasarımları hem de kaplamalarla gerçekten çok kaliteli görünüyor. Sesler, müzikler de atmosferi tamamlıyor. Görevlerse genelde Al-Muallim’in emirleri doğrultusunda belli başlı kişileri öldürmek. Bunun dışında yan görevler de mevcut. Biraz da eksiklerden bahsedersek, görevlerin kendini tekrar ediyor. Şu kişiden şunu çal, iki kişinin konuşmalarını dinle vb… görevler var. Fakat oynanabilirlikten alacağınız zevk dozajını düşürecek değiller. Çünkü bir şeyler yapıp şehirdi alt üst ediyorsunuz ve gardiyanları peşinize takıyorsunuz ve kovalamaca sahneleri gerçekten zevkli oluyor. Yalnız Al-Muallim masum insanları öldürmememiz gerektiğini bize oyunun başlarında söylüyor. 

Assassin’s Creed gerçekten iyi bir yapım olmuş ve beklediklerimi verdi diyebilirim; sıra dışı kurguya sahip, muhteşem etkileşim var ve zevkli oynanabilirliğiyle eminim sizi PC’nizin başına kilitleyebilir. Assassin’s Creed şu ölü dönemde kesinlikle oynanması gereken bir yapım. Söylenene göre oyun üçleme olarak planlanmakta ve daha sonraki iki bölümünden en az birinin büyük kısmı günümüzde geçecek, bir kısmı da gelecekte geçecekmiş. Söylentilerin doğru olması ve gelecek yapımların PC’ye çıkmasını ümit ediyorum.

http://74.217.73.102/release/ubisoft/bnd_c/AssassinsCreed.exe
http://d.trymedia.com/dd/ubisoft/static/adtest/assassinscreed.data.001
http://d.trymedia.com/dd/ubisoft/static/adtest/assassinscreed.data.002
http://d.trymedia.com/dd/ubisoft/static/adtest/assassinscreed.data.003
http://d.trymedia.com/dd/ubisoft/static/adtest/assassinscreed.data.004

Crack : http://rapidshare.com/files/107522025/Assassins.Creed.rar

               <<<<<<<<<<<<VİDEO>>>>>>>>>>>>>>>>


Assassin's Creed - Click here for more home videos

Pazar, Ocak 11, 2009

Call of Duty: World at War (CoD 5) FULL

Savaşın diğer ismi Call of Duty, Treyarch önderliğinde yeni nesli fethederken, eski dostlardan birisi olan PS2 konsolu için de Rebellion dümene geçti. Son olarak Call of Duty 3 ile PS2�de oynadığımız COD, Modern Warfare ile büyük ilgi yakaladığı için olacak ki, bir oyunluk aradan sonra tekrar PS2�ye dönüş yaptı.

Final Front, ana oyun World at War�dan farklı bir ilerleyişe sahip. Pasifik, Avrupa ve Almanya cephelerinin yer aldığı toplamda 13 bölümden oluşan yapımda, Amerikan ve İngiliz birliklerine mensup askerleri yönetiyoruz. World at War�dan tanıdık olarak Pasifik görevlerinde, Miller ile savaşa dahil oluyoruz. Bunların dışında Sovyet ordusuna oyunda yer verilmemiş.

Emret komutanım

Başlangıç için Call of Duty 3 benzeri bir giriş hazırlanmış diyebiliriz. Henüz acemi bir asker olan Miller�ı, öncelikle silah ve bomba atışları yaparak eğitimden geçirmeli ve usta bir asker haline getirmemiz gerekiyor. Bu testlerden geçtikten sonra artık asıl cepheye adım atma vakti geliyor. Yapımın kontrolleri oldukça rahat. Özellikle Auto-Aim seçeneği aktif konumda ise hedef almakta hiç zorlanmıyorsunuz. İki farklı düşman faktörü yer aldığı için, yapımcılar ikisini de değişik saldırı tarzlarında sunmaya çalışmış. Şunu net olarak söyleyebilirim ki, düşmanlarımızda yapay zeka yok. Rahatlıkla öldürebiliyorlar, kolay bir şekilde bize verilen görevleri de bir bir yerine getiriyoruz. Japon askerleri arada kazıdıkları üzeri otlarla kapalı çukurlardan bir anda çıkıp saldırıyorlar ve genelde süngülü tüfekleriyle yaptıkları saldırılar da sadece bir kişiye odaklı gerçekleşiyor. Lav silahını da sadece arkadaşlarımız kullandığında izlemekle yetiniyoruz. Oyunda en güzel bölümlerden birisi olarak, bir benzeri de Call of Duty 2�de yer alan �The Rhine� görevini gösterebilirim. Ayrıca bazı Pasifik görevleri de, hemen hemen World at War ile aynı.

"Yapım genel olarak görsel yönden başarılı değil, grafik olarak daha önce çıkan Call of Duty 3'ten kötü gözüküyor."

Klasik tank görevleri, önceki oyunlarda olduğu gibi Final Front�ta da yer alıyor, fakat arada bir fark var. Bu kez tankı biz değil, farklı bir takım arkadaşımız kullanıyor. Makineli tüfek ve tank topunu da biz kontrol edebiliyoruz. Ne yazık ki yapımın diğer versiyonlarında tanklara entegre edilmiş alev silahı, oyunun PS2 versiyonunda yer almıyor.

Savaş atmosferi

Final Front görsel olarak Call of Duty 3�ün PS2 versiyonundan kötü bir oyun olarak görülüyor. Oyunda yer alan karakter tasarımlarının çoğu Big Red One�da yer alan karakterlerle hemen hemen aynı. Seslerin de pekiyi olduğu söylenemez. Özellikle yönettiğimiz karakterin sesleri, tam anlamıyla fiyasko ve duygulardan yoksun. Yara aldığımızda, kimi zaman uyarı ekranı belirmeyebiliyor. Bu sebeple saklanmaya ihtiyaç duymadığımız için kısa sürede ne olduğunu anlamadan ölebiliyoruz. Bu da sinir bozucu bir durum.

Son sözlere gelirsek Final Front, PS2�de yine de sizi eğlendirebilecek bir oyun, fakat Call of Duty 3�ün PS2 versiyonuna göre değerlendirirsek her yönden, ondan kötü bir yapım. Özellikle yapay zekasının olmayışı ve seslerdeki aksaklıklar, Rebellion�un başarısızlığının bir kanıtı. Doğal olarak henüz COD3�ü oynamadıysanız ve oynamak için bir FPS arıyorsanız, ilk tercihiniz COD3�ten yana olmalı.



http://rapidshare.com/files/17894446...d.5.part01.rar
http://rapidshare.com/files/17894602...d.5.part02.rar
http://rapidshare.com/files/17895829...d.5.part03.rar
http://rapidshare.com/files/17895840...d.5.part04.rar
http://rapidshare.com/files/17946669...d.5.part05.rar
http://rapidshare.com/files/17948470...d.5.part06.rar
http://rapidshare.com/files/17948902...d.5.part07.rar
http://rapidshare.com/files/17950499...d.5.part08.rar
http://rapidshare.com/files/17950834...d.5.part09.rar
http://rapidshare.com/files/17952181...d.5.part10.rar
http://rapidshare.com/files/17952472...d.5.part11.rar
http://rapidshare.com/files/17953653...d.5.part12.rar
http://rapidshare.com/files/17953870...d.5.part13.rar
http://rapidshare.com/files/17955067...d.5.part14.rar
http://rapidshare.com/files/17955070...d.5.part15.rar
http://rapidshare.com/files/17956164...d.5.part16.rar
http://rapidshare.com/files/17956336...d.5.part17.rar
http://rapidshare.com/files/17957207...d.5.part18.rar
http://rapidshare.com/files/17957376...d.5.part19.rar
http://rapidshare.com/files/17958095...d.5.part20.rar
http://rapidshare.com/files/17958236...d.5.part21.rar
http://rapidshare.com/files/17958911...d.5.part22.rar
http://rapidshare.com/files/17959210...d.5.part23.rar
http://rapidshare.com/files/17959917...d.5.part24.rar
http://rapidshare.com/files/17960350...d.5.part25.rar
http://rapidshare.com/files/17961073...d.5.part26.rar
http://rapidshare.com/files/17961477...d.5.part27.rar
http://rapidshare.com/files/17946650...d.5.part28.rar

http://rapidshare.com/files/17893511...d.5.part29.rar

                <<<<<<<<<<<<<VİDEO>>>>>>>>>>>>>>>

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı

-------DUYURULAR-------

SİTEMİZ YAPIM AŞAMASINDADIR...

-------DUYURULAR-------

htmlkodlar.net


Get your own Chat Box! Go Large!